Basında Mehring

Basında Mehring

  • Yeni kurulan Marksist/Troçkist yayınevi Mehring’i yayın yönetmeni anlattı: Partizan olacağız

    Yeni kurulan Marksist/Troçkist yayınevi Mehring’i yayın yönetmeni anlattı: Partizan olacağız

    www.kulturservisi.com sitesinde yayınlanan Ercan Dalkılıç’ın Yayınevi Yayın Yönetmeni Halil Çelik ile yaptığı röportaj: Adını Alman Marksist Franz Mehring’ten alan Mehring Yayıncılık, yayın hayatına başladı. Yayınevinin sahibi ve yayın yönetmeni Halil Çelik “bizim yayın politikamız, Marksist/Troçkist dünya görüşü ve siyasi perspektifler üzerine kurulu olacak” diyor ve “partizan bir yayınevi” olacaklarını aktarıyor. Halil Çelik, “Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi”nin aynı adlı yayın organı Mehring Books’un kitaplarını Türkçeye aktaracaklarını söylüyor; yayınevinin amacını ise “yoğun sansüre ve çarpıtmaya maruz kalmış olan Marksist/Troçkist perspektifleri işçilere ve gençliğe ulaştırmayı amaçlıyoruz” diye açıklıyor. Öncelikle Mehring adının seçimi konusunda bilgi verir misiniz? Franz Mehring (1846-1919), çağımızın önde gelen Marksistlerinden biri ve onun adının kullanılmasının bile, okurlara, yayın çizgimiz hakkında bir fikir verdiğini düşünüyorum. Bununla birlikte, Mehring’in adını kullanmamızın başlıca amacı, Türkiye’deki sosyalist hareketin, ona -Türkiye Komünist Partisi’nin 1920’de kurulmasını izleyen çok kısa dönem dışında- tüm tarihi boyunca damgasını vurmuş olan ulusalcılıktan kurtulup, uluslararası Marksist hareketin bir parçası olarak biçimlenmesi gerektiğini ifade etmek. Ben ve arkadaşlarım, uluslararası Marksist hareketin zengin teorik-siyasi birikimini ve örgütsel sürekliliğini temsil eden tek akımın Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) olduğunu düşünüyoruz. DEUK, işçi sınıfını ve gençliği, mali sermayenin uluslararası ölçekte hızla tırmanan savaş ve diktatörlük yönelimine karşı mücadelede teorik ve siyasi olarak donatmak amacıyla, çokdilli bir günlük web gazetesi (Dünya Sosyalist Web Sitesi – wsws.org) yayımlıyor. DEUK ayrıca, aynı amaçla kitaplar ve broşürler yayımladığı, Mehring Books adlı bir yayınevine sahip. Dolayısıyla, yayınevimize Mehring adını koyarken, DEUK ile ortak perspektifleri benimsediğimizi ifade etmiş oluyoruz. Zaten yayımlayacağımız kitapların çoğu, Mehring Books tarafından yayımlanmış olanların Türkçe çevirisi olacak. Bu yolla, hepsi ulusalcılığın farklı biçimlerini temsil eden Stalinist, gerillacı vb. akımların yoğun sansürüne ve çarpıtmasına maruz kalmış olan Marksist/Troçkist perspektifleri işçilere ve gençliğe ulaştırmayı amaçlıyoruz. Peki, Mehring Yayıncılık’ın kendini sol yayınevi olarak adlandıran diğerlerinden farkı ne olacak? Öncelikle bir gerçeği ifade etmek istiyorum: Her yayınevi, belirli bir ideolojik ve siyasi bir işlevi yerine getirir ki bu işlev, son tahlilde, temel toplumsal sınıflardan birinin (işçi sınıfının ya da burjuvazinin) yararınadır. Bir yayıncı, temel işlevinin belirli bir dünya görüşünü yaymak olduğunun; yayımladığı kitapların hangi sınıfa hizmet ettiğinin farkında olmayabilir ve böyle yayıncıların sayısı hiç de az değil. Ancak o ne düşünürse düşünsün, böylesine derin biçimde sınıflara bölünmüş bir toplumda “tarafsız” yayıncılık mümkün değildir. Dolayısıyla, bir yayınevi, genel anlamıyla, ya sağcıdır, yani mevcut düzenin devamından yanadır ya da solcudur ve düzenin ilerici yönde dönüştürülmesini savunuyordur.tamamı…